|
Türkçe
|
NİSAN ADURHAY. "KABARDEY LİDERLER ATEŞ İLE OYNUYOR" |
|
|
01.01.2009 15:29 |
|
Tarihi baktığımızda, Karaçay Malkar Türklerine en büyük düşmanlığı yapa-gelenler Kabardeyler. Uzun bir zaman boyunca Türklere (Osmanlı) bağlılığı bilinen Krım Hanlarına karşı Kabardeyler vergilerini ödeyip durdular. Krım’a her yeni han atandığında, Han’ın hizmetinde bulunmak üzere 300 erkek ve kız köle, Kabardey’den Han’a hediye olmak üzere gönderiliyordu. 1707 yılında Krım’a yeni han, Kablan-Girey geldiğinde, Kabardey adet olduğu üzere, 300 kişiyi göndermek için hazırlık yapar, fakat, Kablan-Girey «üç binden daha az gönderirseniz kabul etmeyeceğim» diye dayatır. Kabardeyin vermiş olduğu cevap ilginçdir: «o kadar verdiğimiz niçin kafi olmuyor. Öyle ki, önceleri 15-20 yılda bir Han değişiyordu, şimdi ise her yılda bir. Her yıl size vermek için o kadar çocuk bizde nerde var?»* (*Emel’yanova N.M. «Musul’mane Kabardı»: Monografiya. –M.: «Granitsa», 1999).
|
|
Читать дальше...
|
|
|
İsmail Miziyev. "KARAÇAY-MALKAR HALKININ TARİHİ " |
|
|
İsmail Miziyev tarafından yazıldı Karaçay Malkarlılar yüksek rakımlı bölgeleri ve dağları çok olan bir ülkede yaşayan Türk boylarından biridir. Onlar merkezi Kafkasya'nın dağ boğazları ve dağ eteklerinde; Kuban, Zelençuk, Malk, Çegem, Çerek nehirlerinin ve bu nehirlerin kollarının kapladığı ovalarda yaşamaktadırlar. Karaçay Malkar topraklarında "Beşbinlikler" diye bilinen zirveler vardır. Kafkasya'nın en yüksek dağları olan Mingitav, Dıh-tav, Koştan-tav, Kulça bunlardan sadece birkaçıdır. Aynı zamanda; Azav, Terskol, İtkol, Çeget vs. buzulları ve buzulkar alanları bu bölgede yer almaktadır. Karaçay Malkar toprakları dağlık bölgeleri, ormanları, verimli vadileri ve Alp çayırları ile zengindir. Karaçay Malkarlılar Kafkasya'nın en eski halklarından olup tarihi ve kültür kökenleri diğer Kafkasya halklarının tarihi ve kültürleriyle aynıdır. Aynı zamanda sayıları çok olan Türk boyları ile, Yakutistan'dan Türkiye'ye, Azerbaycan'dan Tataristan'a, Kumuk ve Nogaylar'dan Altay ve Hakaslar'a kadar, ayrılmaz bağlarla çok yakından bağlıdırlar. |
|
Читать дальше...
|
|
Bilal Laypan. "KUZEY KAFKAS KARAÇAY TÜRKLERİNİN KÜLTÜRÜ BAĞIMSIZLIK YOLUNUN TEMELİ" |
|
|
30.06.2008 19:08 |
|
БИЛАЛ ЛАЙПАН УЛУНУ* КУРУЛТАЙДА СЁЗЮ KUZEY KAFKAS KARAÇAY TÜRKLERİNİN KÜLTÜRÜ BAĞIMSIZLIK YOLUNUN TEMELİ (Türkiye тürkçesine аktaran Ufuk TAVKUL**) Selamünaleyküm Değerli Türkler! Hürmetli Kardeşlerim! Birbirimizi görmek mutluluktur. Fakat “Kasım Ayının İkinci Günü” Karaçay Türkler'inin acısı iki katı daha fazladır. “2 Kasım”ı söylemeden geçemeyeceğim. 2 Kasım 1828 tarihinde Hasavka Savaşı ile Rus İmparatorluğu Karaçay'ı zorla kendi topraklarına katmış olmasına rağmen, 1943 yılına değin, 115 yıl boyunca savaşı sürdürmüş; ancak Karaçay'ı Rus yapamamış! Hristiyan yapamamış! Asimile edememiştir! Yine “Kasım Ayının İkinci Günü” bu kez 1943 tarihinde Rus Komünist İmparatorluğu, Türk ve Müslüman Karaçay Halkını Ana Yurdundan söküp, Orta Asya'ya sürüp, 558 parçaya ayırıp darmadağın etmiştir! Fakat onlar Özbek, Kırgız, Kazak Türklerinin içinde Karaçay aslını kaybetmeden 1957 yılına kadar yaşamış ve Kafkasya'daki Ata Yurduna geri dönmüşlerdir. Ata Yurda dönmelerine rağmen onlara devlet olma hakkı verilmediğinden, bugün yurdumuzda yurtsuzlar diye yaşıyoruz! |
|
Читать дальше...
|
|
SVETLANA ÇERVONNAYA. "ÇOCUK GÖZÜYLE 1943-1944 KIRIM TATAR, KARAÇAY VE BALKAR SÜRGÜNÜ: TÜRKLERİN ÇAĞDAŞ EDEBİYAT VE SANATINDA ÇOCUKLUK HATIRALARI" |
|
|
25.06.2008 12:03 |
|
Sürgün ve savaş olaylarının çocuk gözüyle irdelenmesi, Kırım ve Kuzey Kafkasya Türklerinden Kırım Tatar, Balkar ve Karaçayların edebiyatında ve sanatında henüz yeni bir olgudur. Bu tarz anlatım 1980’lerin sonundan itibaren gelişmeye başlamıştır. Söz konusu yeni edebi olgunun bu zaman diliminde ortaya çıkmasını sağlayan iki faktör vardır. İlki, 1920-1930’lu doğumlu olan, dolayısıyla çocukluk ve gençlik dönemleri İkinci Dünya Savaşı yıllarına rastgelen nesilden olan sanatçılar, tam bu yıllarda bir taraftan yaratıcılıklarının olgunluk devresini yaşarken, diğer taraftan insanın doğal olarak hatıra türünü tercih ettiği, torunlara geçmiş hakkındaki birebir izlenimlerini aktarma sorumluluğunu duyduğu yaşa ulaştılar. İkincisi, Perestroyka, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve yeni bağımsız devletlerin ortaya çıkması ile oluşan genel ahlaki ve siyasal hava, Stalinist rejimin cinayetlerine, sürgünlerin trajik içyüzüne karşı toplumun ilgisinin son derece artmasını sağladı. Bütün bu sorunların boyutları Sovyet vatandaşlarından uzun süre gizlendiği gibi, özellikle Perestroykanın arifesinde bu konuları irdelemekten özenle kaçınılmış, Stalin döneminde yapılanlar “savaş dönemi gereği” olarak aklanmak istenmişti. Bu bağlamda Kırım Tatar, Karaçay ve Balkar yazar ve sanatçılarının kendi çocukluk hatıralarına dayanarak sürgün felaketinin gerçekçi tablosunu çizmeye çalıştıkları eserleri, son dönem Sovyet edebiyatındaki ve yeni bağımsız devletlerin genç edebiyatlarındaki 1930-1940’lı yıllardaki devlet terörünü, kitlesel siyasal temizlemeleri, çalışma kampları konusunu ve kurbanların dramını yeni vatandaşlık değerleri açısından irdeleme hareketinde bir halka oluşturdu. Aleksandr Soljenitsın’in GULAG Takım Adası ve Birinci Katta romanları, Varlam Şalamov’un çalışma kamplarının korkunç gerçeklerini konu edinen hikayeleri, Yevgeniya Ginzburg’un Sarp Güzergah eseri, Lev Razgon’un hatıraları vb. eserlerin ortaya çıkması, daha da önemlisi halka ulaşması ve geniş kitlesel talebe konu olması, Sovyetler Birliği için görülmemiş bir durumdu. Bütün bu eserler, Balkarların, Karaçayların ve Kırım Tatarlarının edebi ve sanatsal biçim almaya başlayan sürgün hatıralarının olumlu tepki ve destekle karşılaşabileceği bir duygusal ortamı yarattılar. Aynı zamanda söz konusu eserler de şekillenmekte olan yeni edebi ve sanatsal akıma önemli katkıda bulundular. |
|
Читать дальше...
|
|
Bilal Laypan. "KUZEY KAFKAS KARAÇAY TÜRKLERİNİN KÜLTÜRÜ BAĞIMSIZLIK YOLUNUN TEMELİ" |
|
|
25.06.2008 12:01 |
|
(Türkiye тürkçesine аktaran Ufuk TAVKUL**) Selamünaleyküm Değerli Türkler! Hürmetli Kardeşlerim! Birbirimizi görmek mutluluktur. Fakat “Kasım Ayının İkinci Günü” Karaçay Türkler'inin acısı iki katı daha fazladır. “2 Kasım”ı söylemeden geçemeyeceğim. 2 Kasım 1828 tarihinde Hasavka Savaşı ile Rus İmparatorluğu Karaçay'ı zorla kendi topraklarına katmış olmasına rağmen, 1943 yılına değin, 115 yıl boyunca savaşı sürdürmüş; ancak Karaçay'ı Rus yapamamış! Hristiyan yapamamış! Asimile edememiştir! Yine “Kasım Ayının İkinci Günü” bu kez 1943 tarihinde Rus Komünist İmparatorluğu, Türk ve Müslüman Karaçay Halkını Ana Yurdundan söküp, Orta Asya'ya sürüp, 558 parçaya ayırıp darmadağın etmiştir! Fakat onlar Özbek, Kırgız, Kazak Türklerinin içinde Karaçay aslını kaybetmeden 1957 yılına kadar yaşamış ve Kafkasya'daki Ata Yurduna geri dönmüşlerdir. Ata Yurda dönmelerine rağmen onlara devlet olma hakkı verilmediğinden, bugün yurdumuzda yurtsuzlar diye yaşıyoruz! |
|
Читать дальше...
|
|
|
|
|
|
|
|